HPV Nedir? (Human Papilloma Virüsü Hakkında Bilinmesi Gerekenler)
HPV Nedir?
HPV, Human Papilloma Virüsü’nün kısaltmasıdır ve 200’den fazla tipi bulunan bir virüs grubunu ifade eder. Bu virüslerin bir kısmı ciltte veya genital bölgede siğillere yol açarken, bazı tipleri ise rahim ağzı hücrelerinde zamanla değişikliklere neden olabilir. HPV enfeksiyonu çoğu zaman vücut tarafından kendiliğinden temizlenir ve kalıcı bir sağlık sorununa yol açmaz. Ancak bazı yüksek riskli HPV tipleri, uzun süre vücutta kaldığında rahim ağzı hücrelerinde anormal değişimlere neden olabilir. Bu nedenle HPV, düzenli jinekolojik kontrollerle yakından izlenmesi gereken bir enfeksiyondur.
HPV Kaç Tipten Oluşur?
HPV (Human Papilloma Virüsü), 400’den fazla farklı tipten oluşan geniş bir virüs ailesidir.
Bu tipler, vücutta oluşturdukları etkilere göre düşük riskli ve yüksek riskli olarak iki ana
gruba ayrılır.
Düşük Riskli HPV Tipleri
- En sık: HPV 6 ve HPV 11
- Genellikle genital siğillere neden olurlar
- Kanser gelişimiyle ilişkilendirilmezler
Yüksek Riskli HPV Tipleri
- En önemlileri: HPV 16, HPV 18, HPV 31, HPV 33, HPV 35, HPV 39, HPV 45, HPV 51, HPV 52, HPV 56, HPV 58, HPV 59, HPV 68, HPV 73, HPV 82
- Rahim ağzı (serviks) kanserlerinin yaklaşık %70’inden sorumludur
- Ayrıca anüs, penis, vajina, vulva ve boğaz kanserleriyle ilişkili olabilirler
Diğer HPV Tipleri
- Bazı tipler hiç belirti vermez
- Bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenebilir
- Düzenli taramalarla erken dönemde saptanabilir
HPV Nedenleri ve Bulaş Yolları Nelerdir?
HPV’nin en sık bulaş yolu cinsel temastır. Vajinal, anal veya oral cinsel temas sırasında virüs, cilt teması yoluyla bulaşabilir. HPV’nin bulaşması için tam bir cinsel birleşme olması şart değildir.
HPV enfeksiyonu gelişiminde etkili olabilecek bazı faktörler şunlardır:
- Korunmasız cinsel ilişki
- Birden fazla cinsel partner öyküsü
- Bağışıklık sisteminin zayıflaması
- Sigara kullanımı
- Düzenli jinekolojik kontrollerin ihmal edilmesi
Bu faktörlerin varlığı, HPV’nin vücutta kalıcı olma riskini artırabilir.
HPV Taşıyıcılığı Nedir?
(Belirti Vermeden Seyreden HPV Enfeksiyonu)
HPV taşıyıcılığı, virüsün vücutta bulunmasına rağmen herhangi bir belirti veya siğil oluşturmaması durumudur. Bu kişiler kendilerini tamamen sağlıklı hissedebilir.
HPV taşıyıcılığı ile ilgili önemli noktalar:
- Kişi farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırabilir
- Taşıyıcılık aylar hatta yıllar sürebilir
- Bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerde virüs zamanla temizlenebilir
- Düzenli kontrollerle erken dönemde tespit edilebilir
Bu nedenle, belirti olmasa bile rutin taramalar ve HPV testleri hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır.
HPV Belirtileri Nelerdir?
HPV enfeksiyonu çoğu zaman belirti vermez. Bu nedenle birçok kişi HPV taşıdığını uzun süre fark etmeyebilir. Bazı HPV tipleri genital siğillere yol açabilirken, yüksek riskli HPV tipleri genellikle sessiz seyreder.
Nadiren görülebilecek belirtiler arasında şunlar yer alabilir:
- Genital bölgede siğil benzeri oluşumlar
- Anormal vajinal akıntı
- Cinsel ilişki sonrası lekelenme tarzı kanamalar
- Adet dışı kanamalar
Belirti olmasa dahi, HPV’nin erken dönemde saptanabilmesi için düzenli tarama testleri büyük önem taşır.
HPV Tanı ve Değerlendirme Süreci Nasıldır?
HPV tanısı genellikle tarama testleri ile konur. Rahim ağzı kanseri taramalarında kullanılan smear testi ve HPV DNA testi, enfeksiyonun varlığını ve risk düzeyini belirlemede temel araçlardır. Smear testinde rahim ağzı hücreleri değerlendirilirken, HPV DNA testi ile virüsün tipi saptanabilir. Test sonuçlarına göre her kadına aynı yaklaşım uygulanmaz; değerlendirme tamamen bireysel risk faktörlerine göre yapılır. Tarama testlerinde anormallik saptanması durumunda ileri değerlendirme gerekebilir. Bu noktada kolposkopi önemli bir tanı yöntemidir.
HPV Testi Ne Zaman Yapılmalı?
Rutin Tarama Amaçlı
- Tarama genellikle 25–30 yaş aralığında başlatılır (ülkelere ve kılavuzlara göre değişebilir).
- 30 yaş ve üzeri kadınlarda HPV DNA testi özellikle önerilir.
- Smear testi ile birlikte veya tek başına yapılabilir.
- Sonuçlar normalse, test 5 yıla kadar tekrar gerektirmeyebilir.
- Düzenli takiplerde 3 kez üst üste normal sonuç alınmışsa, sonraki taramalar 5 yılda bir planlanabilir.
Smear Sonucu Anormal Çıkarsa
- Hücresel değişiklik saptandığında
- Nedeni netleştirmek için HPV testi yapılır
HPV Belirtisi veya Şüphesi Varsa
- Genital siğil varlığı
- Partnerde HPV saptanması
- Korunmasız veya riskli cinsel temas sonrası
Bağışıklık Sistemi Zayıf Olanlarda
- Daha erken yaşta
- Daha sık aralıklarla test önerilebilir
HPV Aşısı Olanlar Test Yaptırmalı mı?
Evet. Aşı, tüm HPV tiplerine karşı koruma sağlamaz. Bu nedenle aşılı bireylerde de düzenli taramalar devam etmelidir.
HPV Testi Pozitif Çıkarsa Ne Anlama Gelir?
HPV testinin pozitif çıkması, vücutta HPV virüsünün tespit edildiği anlamına gelir. Bu durum kanser olduğunuz anlamına gelmez; ancak takip ve değerlendirme gerektirir.
- Vücutta yüksek riskli HPV tipi bulunabilir
- Enfeksiyon yeni olabilir ya da daha önce alınmış ve aktif hale gelmiş olabilir
- Çoğu vakada bağışıklık sistemi virüsü 1–2 yıl içinde temizleyebilir
HPV Pozitifse Ne Yapılır?
- Smear testi sonucu ile birlikte değerlendirilir
- Gerekirse kolposkopi gibi ileri incelemeler yapılır
- Düzenli takip ile hücresel değişiklikler erken dönemde izlenir
HPV Pozitif Olmak Kanser Demek mi?
Hayır. HPV pozitifliği sadece bir risk göstergesidir. Kanser gelişimi, virüsün uzun süre vücutta kalması ve hücrelerde kalıcı değişiklik yapması durumunda söz konusu olur.
HPV Pozitif Olanlar Nelere Dikkat Etmeli?
- Düzenli hekim kontrollerini aksatmamalı
- Bağışıklık sistemini destekleyen yaşam alışkanlıklarına önem vermeli
- Sigara kullanımından kaçınmalı
- Gerekirse HPV aşısı hakkında hekime danışmalı
HPV Kendiliğinden Geçer mi?
Evet, HPV enfeksiyonlarının büyük bir kısmı kendiliğinden geçebilir. Özellikle bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerde, vücut HPV’yi 1–2 yıl içinde tamamen temizleyebilir.
Hangi Durumlarda Kendiliğinden Geçer?
- Enfeksiyon yeni alınmışsa
- Kişinin bağışıklık sistemi sağlamsa
- Yüksek riskli olmayan HPV tipleri söz konusuysa
- Sigara kullanılmıyorsa
Bu durumlarda HPV herhangi bir belirti vermeden vücuttan atılabilir.
Hangi Durumlarda Kalıcı Olabilir?
- Yüksek riskli HPV tipleri (özellikle HPV 16 ve 18)
- Bağışıklık sisteminin zayıf olması
- Uzun süre tedavi ve takip yapılmaması
- Sigara kullanımı
Kalıcı HPV enfeksiyonları, zamanla hücresel değişikliklere ve kanser riskine yol açabilir.
HPV Geçtiği Nasıl Anlaşılır?
- Tekrar yapılan HPV DNA testinin negatif çıkması
- Smear testinde hücresel değişiklik saptanmaması
HPV Geçerken Tedavi Gerekir mi?
HPV’nin kendisini yok eden bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak:
- Siğiller varsa tedavi edilir
- Hücresel değişiklikler saptanırsa erken müdahale edilir
- Düzenli takip süreci başlatılır
HPV Siğil Yapar mı?
Evet, HPV bazı tiplerinde siğil oluşumuna neden olabilir. Ancak her HPV enfeksiyonu
siğil yapmaz. Bu durum, virüsün tipine ve kişinin bağışıklık sistemine bağlıdır.
HPV’ye Bağlı Siğiller Nasıl Oluşur?
- Genellikle düşük riskli HPV tipleri (özellikle HPV 6 ve HPV 11) siğil yapar
- Siğiller; genital bölgede, anüs çevresinde, nadiren ağız ve boğazda görülebilir
- Tek bir lezyon şeklinde olabileceği gibi küme halinde de ortaya çıkabilir
HPV Siğilleri Ne Zaman Çıkar?
- Bulaştıktan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkabilir
- Bazı kişilerde hiç oluşmayabilir
- Bağışıklık sistemi zayıfladığında daha belirgin hale gelebilir
Siğil Yoksa HPV Yok mudur?
Hayır. Siğil olmaması, HPV olmadığı anlamına gelmez. Yüksek riskli HPV tipleri genellikle siğil yapmadan, sessiz şekilde ilerleyebilir ve ancak testlerle saptanır.
HPV Siğilleri Tehlikeli midir?
- Siğil yapan HPV tipleri genellikle kanser riski taşımaz
- Ancak estetik, bulaşıcılık ve tekrarlama açısından takip ve tedavi gerektirir.
HPV Hangi Kanserlere Yol Açabilir?
HPV’nin bazı yüksek riskli tipleri, uzun süre vücutta kaldığında hücresel değişikliklere yol açarak kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu süreç genellikle yavaş ilerler ve yıllar alabilir.
HPV ile ilişkili olduğu bilinen kanserler:
- Rahim ağzı (serviks) kanseri
- Anüs kanseri
- Orofaringeal kanserler (boğaz, bademcik, dil kökü)
- Vajina ve vulva kanserleri
- Penis kanseri
Bu kanserlerle en sık ilişkilendirilen HPV tipleri HPV 16 ve HPV 18’dir. Yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü bağışıklık sistemi tarafından temizlense de, kalıcı enfeksiyonlar kanser riskini artırır.
HPV ve Rahim Ağzı Kanseri Arasındaki İlişki Nedir?
Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamı HPV enfeksiyonu ile ilişkilidir. Özellikle HPV 16
ve 18, rahim ağzı kanserlerinin büyük çoğunluğundan sorumludur.
Bu süreç nasıl ilerler?
- Yüksek riskli HPV rahim ağzı hücrelerine yerleşir
- Zamanla hücre yapısında öncü lezyonlar (displazi) oluşur
- Tedavi ve takip edilmezse bu değişiklikler kanserleşebilir
Bu nedenle:
- Smear testi, hücresel değişiklikleri erken dönemde saptar
- HPV DNA testi, yüksek riskli virüs varlığını gösterir
- Düzenli taramalarla rahim ağzı kanseri önlenebilir bir hastalıktır
Önemli nokta:
HPV enfeksiyonu tek başına kanser demek değildir. Erken tanı, düzenli takip ve HPV aşısı ile rahim ağzı kanseri riski büyük ölçüde azaltılabilir.
Kolposkopi Nedir ve Ne Zaman Yapılır?
Kolposkopi, rahim ağzının özel bir büyütme cihazı ile ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan bir değerlendirme yöntemidir. Smear veya HPV testinde şüpheli bir durum saptandığında uygulanır.
Kolposkopi sırasında rahim ağzı yüzeyi detaylı şekilde değerlendirilir ve gerekli görülen alanlardan küçük biyopsiler alınabilir. Bu işlem tanı amaçlıdır ve hangi hastaların yakın izlem, hangilerinin ileri girişim gerektirdiğini belirlemede yol göstericidir.
Kolposkopi Ne Amaçla Yapılır?
Kolposkopi, rahim ağzı (serviks), vajina ve vulva dokularının büyütülerek ayrıntılı şekilde incelenmesini sağlayan tanısal bir değerlendirme yöntemidir. Bu işlem, özellikle tarama testlerinde saptanan anormalliklerin nedenini netleştirmek ve olası hastalıkları erken dönemde belirlemek amacıyla uygulanır.
Kolposkopinin temel amacı, normal muayene ile fark edilemeyen hücresel ve dokusal değişiklikleri erken evrede saptamaktır. Böylece gereksiz tedavilerden kaçınılırken, gerçekten müdahale gerektiren durumlar doğru zamanda belirlenebilir.
Anormal Tarama Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Kolposkopi en sık, smear testi veya HPV testinde anormallik saptandığında yapılır. Bu testler tarama amaçlıdır; kesin tanı koydurmaz. Kolposkopi, bu tarama sonuçlarının arkasındaki dokusal değişikliklerin değerlendirilmesini sağlar.
Rahim Ağzı Lezyonlarının Erken Tanısı
Rahim ağzında oluşabilecek iyi huylu değişiklikler, prekanseröz lezyonlar veya kanser öncüsü durumlar, kolposkopi sayesinde erken dönemde ayırt edilebilir. Erken tanı, hastalığın ilerlemeden izlenmesi veya tedavi edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Hedefe Yönelik Biyopsi Alınması
Kolposkopi sırasında şüpheli alanlar özel solüsyonlarla belirginleştirilir. Gerekli görülen durumlarda, rastgele değil, hedefe yönelik biyopsi alınarak tanısal doğruluk artırılır. Bu yaklaşım hem gereksiz biyopsileri azaltır hem de doğru tanıya ulaşmayı kolaylaştırır.
HPV Enfeksiyonunun Dokuya Etkisinin Değerlendirilmesi
HPV pozitifliği tek başına hastalık anlamına gelmez. Kolposkopi, HPV’nin rahim ağzı dokusu üzerindeki etkisini değerlendirmek, aktif lezyon varlığını veya izlem gerekliliğini belirlemek amacıyla yapılır.
Tedavi Gereksiniminin Belirlenmesi
Kolposkopi bulguları, hastanın sadece izlem altında mı kalacağı yoksa LEEP, konizasyon gibi girişimsel işlemlere ihtiyaç duyup duymadığı konusunda yol göstericidir. Bu sayede kişiye özel ve gereksiz müdahalelerden uzak bir tedavi planı oluşturulur.
Erken Tanı ve Koruyucu Sağlık Yaklaşımı
Kolposkopinin en önemli amaçlarından biri, rahim ağzı kanserinin gelişimini önlemeye yönelik erken tanı sağlamaktır. Bu yönüyle kolposkopi, tedavi edici olmaktan çok koruyucu ve yönlendirici bir tanı yöntemidir.
Kolposkopi Güvenli Bir İşlem midir?
Kolposkopi, rahim ağzı (serviks), vajina ve vulva dokularının özel bir büyütme cihazı ile ayrıntılı olarak incelendiği tanısal ve güvenli bir işlemdir. Güncel tıbbi kılavuzlara göre kolposkopi, doğru endikasyonla ve uzman hekim tarafından uygulandığında yüksek güvenlik profiline sahiptir. Bu işlem, cerrahi bir girişim değildir ve genellikle ayaktan, kısa sürede tamamlanır.
Kolposkopi Neden Güvenli Kabul Edilir?
Kolposkopinin güvenli bir işlem olarak kabul edilmesinin temel nedenleri şunlardır:
- Vücuda kesi yapılmaz, dokuya doğrudan müdahale edilmez
- Anestezi gerektirmez
- Radyasyon içermez
- Günlük yaşama dönüş genellikle aynı gün mümkündür
Bu özellikler sayesinde kolposkopi, hem hasta konforu hem de tıbbi güvenlik açısından tercih edilen bir tanı yöntemidir.
Kolposkopi Sırasında Biyopsi Alınması Güvenli midir?
Kolposkopi sırasında gerek görüldüğünde hedefe yönelik biyopsi alınabilir. Biyopsi işlemi de tıbbi açıdan güvenlidir. En sık görülebilecek durumlar hafif kanama veya kısa süreli kramp hissidir ve çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Ciddi komplikasyonlar oldukça nadirdir ve genellikle özel risk faktörleri olan hastalarda görülür.
Kolposkopinin Olası Riskleri Var mıdır?
Her tıbbi işlemde olduğu gibi kolposkopinin de çok düşük oranlarda bazı riskleri olabilir.
Bunlar:
- Hafif vajinal kanama
- Geçici kasık veya alt karın ağrısı
- Nadiren enfeksiyon
Bu etkiler genellikle kısa sürelidir ve tıbbi müdahale gerektirmeden düzelir.
Gebelikte Kolposkopi Güvenli midir?
Gerekli görülen durumlarda kolposkopi gebelikte de güvenle yapılabilir. Ancak biyopsi gerekliliği, gebelik haftası ve klinik durum göz önünde bulundurularak hekim tarafından dikkatle değerlendirilir.
Kolposkopinin Faydası, Risklerinden Fazla mıdır?
Kolposkopinin en önemli avantajı, rahim ağzı kanseri ve öncül lezyonların erken tanınmasını sağlamasıdır. Erken tanı, hem daha basit tedavi seçeneklerini mümkün kılar hem de gereksiz cerrahi işlemlerin önüne geçer. Bu nedenle, uygun hastalarda kolposkopinin sağladığı fayda, potansiyel risklerinden çok daha fazladır.
LEEP ve Konizasyon Nedir?
LEEP ve konizasyon, rahim ağzındaki anormal hücre değişikliklerinin değerlendirilmesi veya çıkarılması amacıyla uygulanan işlemlerdir. Bu yöntemler tedavi vaadi değil, tanı ve kontrol amaçlı yaklaşımlar olarak değerlendirilmelidir.
LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure):
Rahim ağzındaki anormal dokunun ince bir tel halka yardımıyla çıkarılması işlemidir.
Genellikle kolposkopi ve biyopsi sonuçlarına göre planlanır.
Konizasyon:
Rahim ağzından koni şeklinde bir doku parçasının çıkarılması işlemidir. Daha geniş alanların değerlendirilmesi gerektiğinde tercih edilebilir. Hangi yöntemin uygun olacağı, hastanın yaşı, çocuk isteği, lezyonun derecesi ve klinik bulgulara göre belirlenir.
LEEP Yapılmasını Gerektiren Durumlar Nelerdir?
LEEP aşağıdaki klinik durumlarda tercih edilebilir:
- Orta ve ileri dereceli servikal intraepitelyal neoplazi (CIN 2 – CIN 3) saptanması
- Anormal Smear Sonuçları: LSIL veya HSIL gibi sonuçların takibi.
- Kolposkopi eşliğinde alınan biyopside yüksek dereceli lezyon tespit edilmesi
- Kolposkopide şüpheli alanların sınırlı ve lokalize olması
- Tanı konulamayan ancak klinik olarak anlamlı görülen servikal değişiklikler
LEEP, rahim ağzının yüzeyel ve sınırlı dokusunun çıkarılmasına olanak tanıdığı için organ koruyucu bir yaklaşımdır.
LEEP’in Tercih Edildiği Hasta Profili
- Doğurganlığını korumak isteyen hastalar
- Lezyonu sınırlı olan ve derin doku tutulumu şüphesi bulunmayan hastalar
- Düzenli takip edilebilecek hastalar
LEEP işlemi, uygun hasta seçimi yapıldığında yüksek başarı oranına sahip güvenli bir yöntemdir.
Konizasyonun Tercih Edildiği Klinik Durumlar
Konizasyon aşağıdaki durumlarda ön plana çıkar:
- CIN 3 veya kanser şüphesi olan lezyonlar
- Biyopsi ve kolposkopi sonuçlarının uyumsuz veya yetersiz olması
- Lezyonun rahim ağzı kanalına doğru uzanması
- LEEP sonrası sınırların temiz olmaması
- Mikroinvaziv kanser şüphesinin dışlanamaması
Konizasyon, hem kesin tanı koymak hem de tedavi planını netleştirmek açısından önemli bir işlemdir.
Konizasyonun Avantaj Sağladığı Durumlar Nelerdir?
- Lezyonun derinliği ve yayılımı hakkında daha net bilgi sağlar
- Kanser şüphesini dışlamak veya doğrulamak için daha güvenilir patoloji sunar
- Gereksiz ileri cerrahilerin önüne geçebilir
Ancak konizasyon, rahim ağzından daha fazla doku çıkarılması nedeniyle doğurganlık ve gebelik planları olan hastalarda dikkatle değerlendirilmelidir.
Klinik Karar Nasıl Verilir?
LEEP mi yoksa konizasyon mu yapılacağına karar verirken şu faktörler birlikte değerlendirilir:
- Smear ve HPV test sonuçları
- Kolposkopi ve biyopsi bulguları
- Hastanın yaşı ve gebelik planı
- Lezyonun derecesi ve yayılımı
- Düzenli takip imkanları
Güncel Yaklaşımlar Nelerdir?
Günümüzde HPV yönetiminde temel yaklaşım, gereksiz girişimlerden kaçınmak ve düzenli takip ile süreci yönetmektir. Her HPV pozitifliği, ileri bir işlem gerektirmez. Birçok vakada izlem yeterli olabilir. Amaç; rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri erken dönemde saptamak ve uygun zamanda müdahale gerekip gerekmediğine karar vermektir. Bu nedenle bireyselleştirilmiş takip planları büyük önem taşır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması önerilir:
- Smear veya HPV testinde anormal sonuç saptanması
- Cinsel ilişki sonrası kanama
- Uzun süren veya tekrarlayan genital siğiller
- Düzenli jinekolojik kontrollerin aksatılmış olması
Erken değerlendirme, gereksiz kaygıların önüne geçilmesini sağlar.
HPV Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
HPV kansere dönüşür mü?
HPV çok yaygın bir virüs mü?
HPV pozitif olmak kanser olduğum anlamına mı gelir?
HPV kendiliğinden geçer mi?
HPV belirtiler vermeden ilerleyebilir mi?
Smear testi ile HPV testi aynı şey mi?
HPV testi pozitif çıkarsa ne yapılır?
Kolposkopi nedir?
Kolposkopi can acıtır mı?
Kolposkopi sonrası nelere dikkat edilmelidir?
LEEP nedir?
LEEP herkese uygulanır mı?
Konizasyon nedir?
LEEP ve konizasyon arasında fark var mı?
LEEP veya konizasyon sonrası doğurganlık etkilenir mi?
HPV tekrarlar mı?
HPV pozitif olmak mutlaka işlem gerektirir mi?
LEEP veya konizasyon herkese uygulanır mı?
LEEP ve konizasyon ne kadar sürer?
LEEP ve konizasyon sonrası kanama normal midir?
LEEP veya konizasyon sonrası tekrar işlem gerekir mi?
LEEP ve konizasyon sonrası cinsel ilişkiye ne zaman izin verilir?
LEEP ve konizasyon sonrası günlük hayata ne zaman dönülür?
HPV taşıyan biri normal hayatına devam edebilir mi?
HPV aşısı kimlere önerilir?
HPV psikolojik olarak zorlayıcı bir tanı mıdır?
HPV Ne sıklıkla kontrol gerekir?
Bizimle İletişime Geçin
Bilgi ve Randevu Almak İçin Bizimle İletişime Geçin!
Aile kurma hayalinize bir adım daha yaklaşmak ya da kadın sağlığıyla ilgili uzman görüşü almak için bizimle iletişime geçin. Tedavi süreçleri, randevu uygunlukları ve aklınızdaki tüm sorular için ekibimiz size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
Kliniğimizin randevu ve hizmet saatlerini aşağıda inceleyebilirsiniz. Tedavi takiplerinizin aciliyetine göre çalışma saatlerimiz esneklik gösterebilmektedir. Görüşme talepleriniz için lütfen önceden randevu alınız.