Disfonksiyonel uterin kanama (DUK), rahimde yapısal bir hastalık (miyom, polip gibi) olmaksızın, genellikle hormonal dengesizliklere bağlı olarak ortaya çıkan anormal kanama durumudur. Özellikle adet düzensizlikleri, uzun süren kanamalar veya beklenmeyen ara kanamalar şeklinde kendini gösterebilir.
Bu durum, kadınların farklı yaşam dönemlerinde ortaya çıkabilir. En sık olarak ergenlik döneminde ve menopoz öncesi dönemde görülür. Bunun temel nedeni, bu dönemlerde hormonların düzenli çalışmamasıdır.
Disfonksiyonel uterin kanama, çoğu zaman ciddi bir hastalık olmamakla birlikte, uzun süre devam ettiğinde kansızlık (anemi) gibi sorunlara yol açabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle doğru şekilde değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesi önemlidir.
👉 Adet düzensizlikleri hakkında detaylı bilgi için:
https://melahatatasever.com/tedaviler/jinekolojik-hastaliklar-adet-bozukluklari/
Bu yazıda disfonksiyonel uterin kanamanın ne olduğunu, nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini detaylı şekilde ele alacağız.
Disfonksiyonel uterin kanama, rahim iç tabakasının (endometrium) hormonal etkilerle düzensiz şekilde kalınlaşıp dökülmesi sonucu oluşan bir kanama problemidir.
Bu durum genellikle yumurtlama (ovulasyon) bozuklukları ile ilişkilidir. Yumurtlama gerçekleşmediğinde hormon dengesi bozulur ve rahim içi tabaka düzensiz şekilde kalınlaşarak beklenmeyen kanamalara neden olabilir.
DUK’un en önemli özelliği: Kanamanın altında organik bir neden bulunmamasıdır.
Yani yapılan muayene ve tetkiklerde:
gibi yapısal bir problem saptanmaz.
Disfonksiyonel uterin kanamanın en temel nedeni hormonal dengesizliktir. Özellikle östrojen ve progesteron hormonları arasındaki dengenin bozulması, rahim iç tabakasının (endometrium) düzensiz şekilde kalınlaşmasına ve kontrolsüz kanamalara yol açabilir.
Yumurtlama gerçekleşmediğinde progesteron hormonu yeterince salgılanmaz. Bu durumda:
Disfonksiyonel uterin kanama, çoğu zaman ciddi bir hastalık olmasa da altta yatan hormonal dengenin değerlendirilmesi gerekir.
Jinekolojik hastalıklar hakkında detaylı bilgi için:
https://melahatatasever.com/tedaviler/jinekolojik-hastaliklar-adet-bozukluklari/
Disfonksiyonel uterin kanama, adet düzeninde belirgin değişikliklerle kendini gösterir.
gibi belirtiler de görülebilir.
Bu belirtiler, yaşam kalitesini etkileyebilir ve uzun süre devam ettiğinde mutlaka değerlendirilmelidir.
Bu iki kavram sıklıkla karıştırılır ancak aralarında önemli bir fark vardır.
Bu ayrım, doğru tanı ve tedavi planı açısından oldukça önemlidir.
Disfonksiyonel uterin kanama, hormonal dengenin hassas olduğu dönemlerde daha sık görülür.
Bu dönemlerde yumurtlama düzenli olmayabilir ve bu durum kanama düzensizliklerine yol açabilir.
Disfonksiyonel uterin kanama, yumurtlama durumuna göre iki ana gruba ayrılır:
Bu sınıflandırma, tedavi planının belirlenmesi açısından önemlidir.
Disfonksiyonel uterin kanama tanısı koymadan önce, altta yatan diğer nedenlerin dışlanması gerekir.
Gerekli durumlarda daha ileri tetkikler de yapılabilir.
👉 Jinekolojik değerlendirme hakkında detaylı bilgi için:
https://melahatatasever.com/tedaviler/jinekolojik-hastaliklar-adet-bozukluklari/
Tedavi, kanamanın şiddetine ve altta yatan hormonal duruma göre planlanır.
Tedavi süreci mutlaka kişiye özel planlanmalıdır.
Disfonksiyonel uterin kanama çoğu zaman ciddi bir hastalık değildir. Ancak:
durumunda kansızlık (anemi) gelişebilir.
Bu nedenle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur.
Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır:
Bazı durumlarda, özellikle ergenlik döneminde hormonlar düzene girdikçe kendiliğinden düzelebilir.
Ancak uzun süre devam eden kanamalarda mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.
Disfonksiyonel uterin kanama, özellikle yumurtlama problemleri ile ilişkili olduğunda gebelik oluşumunu zorlaştırabilir.
Bu nedenle:
önemlidir.
Disfonksiyonel uterin kanama ile miyom veya polip gibi durumlar karıştırılabilir.
Bu ayrım, doğru tedavi için oldukça önemlidir.
Her adet düzensizliği disfonksiyonel uterin kanama değildir.
Ovulatuar disfonksiyonel kanamalar sırası ile 1) oligomenore 2)polimenore 3)ovulasyon kanaması 4)luteal faz yetmezliği 5)korpus luteum aktivitesinin uzaması gibi kanamaları içermektedir:
Oligomenore: Relatif (FSH) eksikliğine bağlı olarak, folikül gelişimi gecikir ve foliküler faz uzar. Sonuçta 35 günden uzun aralıklarla oluşan kanamalar (oligomenore) ortaya çıkar.
Polimenore: Düzenli olarak 21 günden kısa sürede oluşan kanamalar olup, foliküler faz kısalması ile karakterizdir. Genellikle immatür overin gonadotropinlere karşı hipersensitivitesi nedeniyle foliküler faz kısalarak sık adet kanamaları (polimenore) oluşur.
Ovulasyon kanaması: Siklus ortasında ovulasyonu takiben östrojende relatif azalma sonucunda leke (spotting) şeklindeki siklus arası kanamalardır.
Luteal faz yetmezliği: Progesteron sekresyonunun yetersizliği sonucu oluşan luteal faz yetmezliklerinde disfonksiyonel kanamalar görülebilir. Luteal faz yetmezliklerine bağlı kanamalar genellikle premenstruel leke (spotting) şeklinde oluşur, bazen de menoraji ile karakterizedir.
Korpus luteum aktivitesinin uzaması: Gebelik olmamasına rağmen progesteron yapımının devam etmesi sonucu oluşan korpus luteum persistensinde, uzun siklus (oligomenore) veya menstruel kanamanın uzaması (menoraji) tarzında ortaya çıkar.
Anovulatuar disfonksiyonel kanamalar – DUKları genelde %90 anovulatuar sebepler oluşturur. Anovulatuar disfonksiyonel kanamalar özellikle adolesanlarda, premenopoz dönemde obez, PKOS-lu hastalarda görülmektedir. Perimenopozal geçiş yaşanırken, progresif oosit tükenmesi ve anormal folikül gelişimi anovulatuar sikluslara yol açmaktadır.
Tablo 1’de anovülasyonun kabul görmüş nedenleri özetlenmiştir.
Anovulasyon nedenleri
Anovulasyonun en sık nedeni gebeliktir. Adolesanlarda 2 yıllık süre içerisinde hipotalamik-hipofiz-ovaryen aksın tam olarak gelişmemesi nedeniyle sıklıkla izlenir. Klasik olarak bu dönemde hipotalamik-hipofiz-ovaryen aksı overlerden östrojen sentezlettirecek ve sonuc olarak endometriumda proliferasyon gerçekleştirecek kadar FSH salgısına sahip olduğu halde follikul gelişimini tam olarak sağlayıp ovulasyonu gerçekleştirecek ve siklik mensleri idame ettirecek kadar matür değildir. Endometrium uzun süre progesteronun supresif etkisi olmaksızın östrojenle uyarılır. Bu da endometriumun devamlı proliferasyonuna yol açar. Ovulasyon olmayan kadınlarda progesteron sekresyonu olmayacağından endometrium prolifere olmaya devam eder. Devamlı östrojen etkisi veya östrojen düzeyinin azalması sonucunda endometrium dökülür, kanar. Bu tip çekilme veya kırılma kanaması en sık görülen disfonksiyonel kanama şeklidir. Disfonksiyonel kanamaların %90 gibi önemli bölümünü oluşturur. Tanım olarak anovulatuar kadınlar her zaman ovarian siklusun folliküler ve endometrial siklusun ise proliferatif fazındadır. Ayırıcı tanı. Anovulatuar DUK tanısı diğer sebeplerin ekarte edilmesine dayanır. Gebelik ve gebelik komplikasyonları olasılığı her zaman akılda tutulmalı ve ekarte edilmelidir. Anormal kanama hormonal kontrasepsiyon ve dışarıdan hormon tedavisi diğer formlarını kullanan hastalarda sık olarak görülmekteyse de altta yatan bir patolojinin(servikal ve endometrial polipler, myomlar adenomyozis, serviks ve endometriumun malignansileri) olabileceği unutulmamalıdır.
Pıhtılaşma bozukluğu olabileceği mutlaka akılda tutulmalıdır, özellikle menstrüel öyküsü kısa ve tam olarak tamamlanmamış adelosanlarda daha da önemlidir.
Adolesanlarda anormal uterin kanamanın en sık nedeni anovulasyondur, fakat üçte biri kadarında pıhtılaşma bozukluğu bulunabilmektedir.
Pıhtılaşma bozuklukları sıklıkla siklik ağır ve uzun kanama dönemleriyle birliktedir.
Aynı patern antikoagülan tedavi uygulanan kadınlarda da görülebilmektedir
Pıhtılaşma bozuklukları genellikle algılandığı gibi nadir değildir ve açıklanamayan menorajisi olan kadınların %10-20’sinde bulunabilmektedir.
Anormal kanamaya eğilim yarada bilecek ilaçların ve bitkisel ürünlerin örneğin glukokortikoidler, ginko, tamoksifen ve antikoagülanlar alınıp- alınmaması sorgulanmalıdır.
Diğer daha nadir görülen tanı olasılıkları arasında ciddi sistemik hastalıklar (böbrek veya karaciğer yetmezliği), genital travma ve yabancı cisimler yer alır.
Aile kurma hayalinize bir adım daha yaklaşmak ya da kadın sağlığıyla ilgili uzman görüşü almak için bizimle iletişime geçin. Tedavi süreçleri, randevu uygunlukları ve aklınızdaki tüm sorular için ekibimiz size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
Kliniğimizin randevu ve hizmet saatlerini aşağıda inceleyebilirsiniz. Tedavi takiplerinizin aciliyetine göre çalışma saatlerimiz esneklik gösterebilmektedir. Görüşme talepleriniz için lütfen önceden randevu alınız.
Prof. Dr. Melahat Atasever ve deneyimli ekibi olarak, uzmanlığımız, modern tedavi yöntemlerimiz ve şefkatli yaklaşımımızla, ebeveynlik hayalinizi gerçeğe dönüştürmek için size özel çözümler sunuyoruz.
Takip Edin
Tedaviler
Hızlı Menü
İletişim
GSM
0552 332 23 66
drmelahatataseverclinic@gmail.com
Adres
Muhsin Yazıcıoğlu Cad. 1456. Sok. No:8/19, Çankaya
© 2026 Prof. Dr. Melahat Atasever. Tüm Hakları Saklıdır.